29 Ekim, 2011

Bugün hepimize düşen ortak görev;
ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak.
Çanakkale' yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.

M.Kemal Atatürk

04 Nisan, 2011

ERGUVAN ZAMANI. . .

14. yüzyılda Bursa'da yaşayan ve Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazid'ın damadı olan, Emir Sultan adıyla tanıdığımız ilim adamı Emir Buhari, barış ve hoşgörünün sembolü erguvanların açıldığı dönemde Bursa'da bir hafta boyunca sevenleriyle buluşur, Erguvan Bayramı veya Erguvan Faslı olarak

olarak adlandırılan şenlikler düzenlerdi. Bu şenliklere ülkenin bir çok yerinden çok sayıda insan (Evliya Çelebi'nin veya , barış ve hoşgörünün sembolü erguvanların açıldığı dönemde Bursa'da bir hafta boyunca sevenleriyle buluşur, adıyla tanıdığımız ilim adamı 14. yüzyılda Bursa'da yaşayan ve Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazid'ın damadı olan, adı verilmişti. Emir Sultan'ın 15. yüzyılda başlattığı erguvan şenliği ifadesiyle "deniz gibi") katılır, şehrin ekonomik ve sosyal hayatı canlanırdı. O yıllarda şehirde Marmara Denizi çevresinin karakteristik ağacı erguvan o kadar çok bulunurdu ki, erguvan denince akla Bursa gelirdi ve bu nedenle şenliklere geleneği, yüzyıllar boyu yaşatıldıktan sonra 1855 depremi ile kesintiye uğradı ve unutuldu.

Geçmişte Bursa'nın sembollerinden birisi olan erguvan ağacının yokolma tehlikesi ile karşılaşması üzerine bir çalışma kurulu oluşturan Yerel Gündem 21, Bursa'yı yeniden erguvan şehri yapmaya uğraşı çerçevesinde Erguvan Şenliklerini düzenlemektedir. Yıldırım ilçesinin belediye meclisinde görev yapmış olan, ev kadını Ayşe Yandayan, eczacı Yalçın Oğuz, eski gazeteci Bülent Erdik., Doç.Dr. Murat Zencirkıran Erguvan Şenliklerinin düzenlenmesi için ön ayak olmuştur.

4 gün süren şenliklerin sonuncusu, 2006 yılında 29 Nisan'da düzenlenmiştir. Umudumuz tekrar Bursa' nın yıllar evvel gelenek haline gelen bu bayramının tekrar canlandırılması ve kutlanmasıdır.


ERGUVAN ZAMANI

Aynadaki ben miyim, yoksa aynanın kırık yüzümü?

Saçları beyazlamış ruhumun, kan görüntüsü

Gözyaşları, çizgilerde ırmaklaşarak çağlayan, deli fırtına gibi.

Tarak dişleri gibi, kırılmış ifadeler.

Boşlukta uçuşan düşünceler balon misali.


Oysa,Sen değil miydin sevgi ve hoşgörülü, seni üzenlere karşı kulağı tıkalı.

Değil miydin hayata hep gülen gözlerle bakan,

arkasını dönüp gidenlere kırılmadan.

Ey aynadaki yüz,

Sen değil miydin yüreği parçalı.


Ağır kalkan elim,

Hadi, kır aynadaki görüntüyü,

bırak yüzündeki hayal kırıklıklarını,

Hadi değiştir artık çehreni, bakan gözlerinin rengini,

Gör, siyahla beyaz arasındaki güzellikleri.


Bak erguvanlar açtı, bahar mevsimi.

Sevmenin zamanı artık hayatı, kendini…

Yasemin Karaoğlu Gürtürk


01 Ağustos, 2010

MASAL. . .

Deniz üşüyor bu akşam.
Ve kimi geceler yalnızlıktan,
ağlıyor dalgalar
birbirine vurdukça.

bir göze suyunun serinliği,
açık denizlerin fırtınasına dönüşüyor bazen.
Geminin soluk ışıklarında
insan çığlıkları duyuyorum.

bazen Bach, bazen Beethoven dinlerken,
uyumamışım danaların bostanında.

yüreğim hala isyanlarda.....


Yasemin Karaoğlu Gürtürk

30 Temmuz, 2010

Tek Kişiliktir Sevdalar...

İşte yine o sahildeyim.
Başımın üstünde kümeleşirken yıldızlar,
yakamozlar dalgalarda parıldarken,
Ben kumdan kaleler yaptım.

Ne çok isterdim çimlerde uyumayı.
Fırtınaların sesinde seni dinlemeyi.
Poyrazın rüzgarı, lodosun yağmuru,
bir balıkçı barınağında.

Ateşte istavrit balığı,
Bardakta rakı,
Fonda müzik,
gözümde resim.

Ben tek kişilik uçurumlardayım. . .


Yasemin Gürtürk
28/ Temmuz/ 2010

26 Temmuz, 2010

SIRADAN. . .

Bugün hüzünleri rafa kaldırdım.
Hiç niyetim yok düşünceleri kurcalamaya.
Bastırdım kavanozun dibine
sıkıca kapattım kapağını....

Bugün gözyaşlarımı rafa kaldırdım.
Kapattım muslukları, isterse kızsın sular idaresi.
Havuz problemlerini çözmeyeceğim...

Bugün bütün fileleri rafa kaldırdım.
Hiç alış-veriş yapmayacağım marketten.
İş- aş yok bugün,
ben de sizdenim evsizler...

Bugün bütün fikirleri kaldırdım dolaba.
Ve bütün özgürlükleri düşünceyle beraber tutsak ettim.
Kapattım gözlerimi, derin nefes ciğerlerimde.

Sonra yavaş yavaş verdim nefesimi,
Kirpiklerim ağır ağır kalktı yerinden.

Sıradan olmak istemiştim.
Ama olmadı yine.

Yaşamın sıradanlığı olmuyor ki...

Yeraltı suları gibi
İçten içe akıyor....

Yasemin Gürtürk
23/ Temmuz/ 2010

18 Mayıs, 2010

İTÜ SÖZLÜK 6. YIL PARTİSİ

Yayına girdiği 2004 yılından bu yana, her senesini bir öncekini aşan etkinliklerle kutlayan İTÜ SÖZLÜK 6. yılını Akbank exi26 ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan Sonisphere Festival ile kutlamaya hazırlanıyor.

25-26-27- Haziran 2010' da organizasyon sponsorlarından İTÜ SÖZLÜK binlerce üyesiyle birlikte Türkiye' de şimdiye kadar organize edilen en büyük müzik olayı için İnönü stadyumunda olacak.

Daha geniş bilgi için;

16 Mayıs, 2010

Başarıların Daim Olsun. . .

10 Aralık, 2009

Gelmiş Bulundum. . .

Şiirler yazdım,kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım,onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım bir zaman
Kim bulmuş ki yerini,
kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları,boş bahçeler,akşam sefaları
Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.

Edip cansever.

03 Aralık, 2009

İZNİK ÇİNİ SANATI


İznik çini sanatından takı örnekleri
( Adil Hoca Sanat atölyesi)




İznik çini sanatından takı örnekleri
( Neşeli sanat Atölyesi- Özlem Neşeli aşıklar)





İznik çini sanatından takı örnekleri
( Adil Hoca Sanat atölyesi)





İznik çini sanatından takı örnekleri
(Haliç Çini ve takı Atölyesi- şenol- Fatoş Şimşek)







İznik çini sanatından takı örnekleri
( Neşeli sanat Atölyesi- Özlem Neşeli aşıklar)









24 Kasım, 2009

Öğretmenin Düşü. . .

Mavi bir ışık yandı gözlerimde
Gökyüzü öyle yakın
Çocuklar doğacak çocuklarım
Ve öyle yağmur ki toprak koklarsın
Ellerim bütün hayvanlar âlemi
Hangi ağacı çalsam açıyor
Uzaylar uslu
Yönlerim yörük

Mavi kalemle yordum bu düşü
Su resimleriyle öğrencilerin
Göğerttik bozkırın sarı defterini
Şu yoncalar yurttaşlık bilgisi
Geçen gün okudum söğütlerin tarihini
Bir çiğdem var onlar kadar yiğit
Şu bey şu eşek şu yaban şu işçi arı
Biz beş sınıfta kaldırdık bütün sınıfları

Korkuluklar ektiği kargaları biçsin
Sevginin de kendi planları var
Beş yılları yıldızları dokuz ayları
İlerde yarım kalmış bir okulun duvarı
Duvarcı diyor varım diyorum ben de
Gitsin bütün okumuş filler gülistana
Ben Türküm bu bozkırda çalışmaya geldim.

Can YÜCEL

Öğretmenler Gününüzü Kutluyorum. . .

Eşimin ve bütün öğretmenlerimizin (beni okutmuş yada okutmamış olan) bu günlerini kutluyorum.


Üzgünüm; Sormuyorlar şimdiki hallerini,sormuyorlar maaşlarını,sormuyorlar enflasyonun altındaki ezilmelerini,sormuyorlar beyinleri dingin olarak mı ders verdiklerini,sormuyorlar , bu kadar çocuğu siz yetiştirdiniz,milletvekili yaptınız,başbakan yaptınız,profesör yaptınız v.s onlar size ne yaptılar?

Öğretmenlerimizin içinde hala köy enstütülerinden kalan kıvılcımlarla,hala ilk mesleğe başlamış gibi hatıraların canlanarak görevlerine devam etmesini arzularım...

Başı dik,hafızası dolu öğretmenlerim.Sizlerin sayesinde bugünü yaşıyoruz.Sizler sadece 24 Kasım öğretmenleri değilsiniz.Sizler elleri hergün öpülesi, bilgi hazinesi, gelecek nesilleri yetiştiren insanlarsınız. Bütün günler sizin.

Ellerinizden affınızı isteyerek öpüyorum.
Magrur başınız dik dursun...

Yasemin Gürtürk