29 Mayıs, 2012

Cinayet...


Ülkenin bütün sorunları bitti, devlet halkını her konuda ikna etti sıra kadına geldi. Daha evlenirken eğer nikâh şahidiniz Başbakansa evlenme cüzdanınızı verirken kaç çocuk yapacağınızı öğretiyor. Eğer Zengin biri değilseniz zaten Başbakan nikah şahidiniz olmuyor, bu söylem görevini nikah memuruna devrediyor.” Başbakanın bana verdiği yetkiye dayanarak üç çocuk yapmanız kaydıyla sizi karı-koca ilan ediyorum”…

Eh aldığınız bu emirle haydiii yatak odasına boş geçmesin geceler. Tıbben belki çocuğunuz olamayabilir ama söz dinleyin, uğraşın, sevişin üç çocuk yapmak için kan ter içinde kalın… Kadının sağlığı buna müsait değilse ya boşayın ya da ikinci bir kadın alın…İkinci kadın ….Nikahsız gayrimeşru çocuk doğursun önemli değil onlar için. Namus cinayetine mi gider, toplum tarafından dışlanır mı  oda önemli değil… Amaç illa üç çocuk…

Peki ya hızını alamayan çiftler üç-beş-yedi derlerse ne olacak… Para yetecek mi, zaman yetecek mi, evin odaları yetecek mi, ayakkabı, ceket, elbise, okul masrafları, makarna yetecek mi?
Yetmez kardeşim bu ülkenin işsizlik oranı tavan yapmışken, eğitim sistemi bu kadar küçük yaşa inmişken, alım gücü yoksulluk duvarına çarpmışken neyi yetiştireceksiniz?

Tek bir çare var. Ya korunma tekniklerini öğreneceksin ya da kürtaj olacaksın.

Korunma erkeklerimiz için hep kâbus olmuştur. Korunma yöntemlerini kullanırsa sevişmeden zevk alamazmış. Erkek adam ohh çekmeden sevişemezmiş. Ne yapacağız o zaman? Yine kadına görev düşüyor. Kadın korunacak. Korunma esnasında kullandığı hapın yan etkisi varmış, önemli değil, kolonlarını bağlatmış önemli değil, yumurtalıklarını aldırmış o da önemli değil. Kadın güçlüdür, her zorluğa katlanır sesini çıkartmaz.
 Ama korunma için erkekleri hadım edin desek haşa derler….Erkeklik elden gidermiş…Hay sizin….

Analarımız bizim baş tacımızdır, kadınlarımız bizim için birer çiçektir, kızlarımız geleceğimizin analarıdır, geleceğimiz baş tacıdır, geleceğimizin çiçeğidir…diyen erkekler zevke sefaya gelince nedense hep kendilerini düşünürler…

Şimdi Başbakan yine sahnede. Bu seferki rolü hakim ve doktor… Doktorlar alınmasın bu sözüme ama siz boşuna okumuş ve uzmanlık yapmışsınız. Meğer sezaryen doğum sakıncalıymış..Sezaryen doğumu kontrol yöntemi gibi göstermek hangi aklın hizmeti acaba… Hakimliğine gelince kalemi kırdı, KÜRTAJ CİNAYETTİR…

Bir Başbakanın asli görevleri bunlar mıdır? Toplumda kürtaj olan o kadar çok kadın var ki hepsini çiçeklikten azledip katil yerine koydu…

Madem bir Başbakan halkını bu kadar çok düşünüyorsa önce korunma yöntemlerini salık versin, önderlik etsin. Onu dinleyen halkına katil damgası vurasıya kadar, kadınların uğradıkları şiddete, uğradıkları cinayetlere parmak bassın.

Ey Başbakan aklını, fikirlerini bizim yatak odalarımızdan çek… Kadının vücudu kadını ilgilendirir… Başbakanı değil…

Bir deyim vardır hani “Akıl verme para ver” Ben o zaman ne yapacağımı bilirim….

 Yasemin Karaoğlu Gürtürk

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa