06 Aralık, 2007

BABAM'LA KONUŞMALARIM



Canım babacığım, işte yine seninle başbaşayım bu akşam.
Yazmak rahatlatıyor beni, gerçi bunları seninle konuşuyoruz,
ama olsun yazıya dökmek senden bana hatıra oluyor ve bazen sana
söyleyemediklerimi buraya yazıyorum.

Yalova'dan vapura bindiğimiz zamanki heyecanını hatırladım.
Yıllar sonra tekrar istanbul'a geliyordun. Bu muydu seni heyecanlandıran,
yoksa her akşam bana anlattığın askerlik hatıralarındaki yerleri tekrar görmek
ve o günleri yaşamak mıydı?

Vapurdan inerken elimden tutuşunu hiç unutmayacağım.
Ürkektin kalabalığın içinde.Sakin bir taşra kasabasından yıllarca ayrılmayışın
ve büyük kentin kalabalığı ürkütmüştü seni.
Yardımsız yürüyemeyeceksin sandın kendini.Yıllarca bize destek olan sen,
benden destek aldın yürürken, ama gözümden akan yaşı görmeden.

İşte yıllardır (annemin aramızdan ayrıldığı günden beri) arzu ettiğim şeye nihayet kavuştum.
23 yıldır seni yanıma isteyişim, bundan sonraki yılları birlikte geçirmeyi arzu ettiğim zamana geldik.
Bizim evimizdesin artık. Sana ayırdığım yatak, masaya koyduğum dördüncü tabak ve televizyonun kumandası
seni bekliyor.
Damadın ve torunun da rahat bir nefes aldı bizi görünce.Çünkü aklımın hep sende oluşu, seni çok sevdiğimi,
sana olan düşkünlüğümü bildikleri için ve masaya oturduğumuz anda gözyaşlarıma hakim olamayışım onları da
fazlasıyla üzüyordu.

Artık hepimizin içi rahat.Biliyorum ki kardeşlerimde aynı şeyi düşünüyorlardır.
Benim yanımda olduğunu bilmeleri,onlara da huzur veriyordur. Çünkü sana babam gibi değil, emenet bir bebek
ihtimamıyla bakacağımı biliyorlar.
Başımı yastığa koyduğum zaman, aldığım her nefeste rahatım artık.

Bak, sen de yanımda olunca ne kadar rahatsın.İlaçlarını düzgün içiyorsun, yemeklerini yiyiyorsun.Kilo da aldın.
En önemlisi rakıyı ve birayı unuttun.
Gerçi bazen aklına gelmiyor değil hani bu akşam ki gibi.
Yemekte misafirlerimiz olunca eski günlerdeki masalarımız aklına geldi.Çok yalvardın ''bir bardak''diye.
Ama izah ettim dokunacağını.
Ağır depresyon haplarının yanında, sana zararlı olabileceğini anlattım, küçük bir çoçuğa tekrar öğretir gibi.

Ee tabi sen bizim gözbebeğimizsin.Sana bir zarar gelmesini istemeyiz.

Eve gelişimizin onbeşinci günü.

Affet baba, dün akşam sana yalan söyledim.Getirdiğin bir şişe şarabı lavaboya dökmedim, sakladım.
Çünkü içmeni istemedim. Biliyorum iradelisin bir bardak içecektin belki ama, yine de sakladım.
Affedeceğini biliyorum. Ama söz bir akşam seninle karşılıklı rakı içeceğiz,kızların, damatların ve belki torunlarınla.
Ne zaman mı? Az kaldı, hele bir doktor kontroluna gidelim, artık ilaçları kullanmana gerek kalmadı desin o zaman.
Belki de ilk torununun bebeği dünyaya geldiği zaman. Fazla birşey kalmadı.

Çok konuşupta seni sıkmadım sanırım. Bu akşamlık bu kadar yeter.Haydi artık yatalım.İyi geceler babacığım.
Gördüğün rüyayı yine bana, sabah kalkınca anlat olur mu?


Yasemin Gürtürk

4/Aralık/2007

Etiketler:

1 Yorum:

saat: 2:12 ÖÖ , Blogger Birsen Şahin dedi ki...

Belli mi olur, belki Bursa'dan bir dost daha gelir o şarabı paylaşmaya : )

Öperim Muzaffer amcamın ellerinden

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa