02 Ocak, 2008

GÜZEL VE İYİ BİR YIL--AHMET ALTAN



Hepimizi, her yılın başında önümüzdeki zamana, tarlasına bakan köylü gibi bakarız.
Ektiklerimiz sonuç verecek mi?
Nasıl bir hasat alacağız?
Epeyce bir ümit ve gizli bir hayal kırıklığı korkusu iki küçük kurt yavrusu gibi
koyun koyuna yatarlar içimizde.
Biliriz ki ikisinden biri mutlaka büyüyecek ve diğerini yiyecektir.
Ve gene biliriz ki''hayal kırıklığı'2 genellikle kardeşinden daha çabuk boyatar,
ruhumuzu daha çok kanatır.
tecrübelerimiz bize bunu söyler.
Size, şu yorgun sabah vakti dostça bir fısıltıyla şunu söylemek isterim:
biliyorum, uzun yoldan geldik, çok öldük, çok öldürdük, utandık,utandırdık,
seksen yıl sürenhuzursuz bir yalnızlığın içinde çok yaralandık, çok hırpalandık.
İyi bir devlet, iyi bir toplum kuramadık kendimize.
Şeffaflaşamadık, kalın duvarlarla korunan bir devlet şatosunun içinde hakkımızda verilen
kararlardan haberdar olamadık.
tabular yaratttık.
İnsanlık tarihinin yarattığı değerleri neredeyse düşman belledik.
Yalanlarla boğulduk, katillerimizibağrımıza bastık, cinayetleri hayatımızın süsü yaptık.
Suçları erdem sandık, suçu yücelttik, dürüstlükten uzaklaştık.
Bunların hepsi oldu, evet.
Ama gene de size şunu fısıldamak isterim:
Ümitlenin.
Bunun için yeterli nedenlerimiz var.
İlk kez barışa bu kadar yakınız, ilk kez adalete bu kadar yakınız, ilk kez dürüstlüğe
bu kadar yakınız.
Barışın savaştan daha iyi olduğunu hissediyoruz.
Bizi esir alan bir sistem ilk kez böylesine geniş çizgilerle çatlıyor.
İttihatçıların kurduğu demokrasiden yoksun bu kısır Cumhuriyet,
ilk kez bereketlenmeye, yapısını değiştirmeye hazırlenıyor.
İnsanı insan olarak görmeyen, onu yalnızca ''efendilere'' hizmetle yükümlü köleler olarak
değerlendiren yüzlerce yıllık bir yaşam biçimi şimdi dünyanın zorlamasıyla değişiyor.
yeni bir anayasa ve kürt barışıyla ben bu ülkenin çok önemli bir adım atacağını ve ''dönüşü olmayan noktayı''
çağdaşlığa doğru geçeceğine inanıyorum bu yıl.
Elbette hiçbir zorluk olamayacak anlamına gelmiyor bu.
Ekonomide sıkıntılar yaşayabiliriz, ''ölmekte olan bir sistemin'' son kasılmaları sırasında
kuvvetli bir kuyruk darbeleri yiyebiliriz. ama bütün bunlar Türkiye'nin yeni bir rotaya sapacağı
gerçeğini değiştirmez.
Buyıl, cumhuriyet tarihi boyunca '2yalancı bir emzik'' gibi emdiğimiz ''çağdaşlaşma
yolundaki en önemli merhalelerden biri.
Çünkü çağdaşlaşmak ''insanın'' en kutsal değer olduğunu benimsemekle başlıyor.
Ve, biz buna şimdi yaklaşıyoruz.
Marlaux'nun o muhteşem, ''Bir hayat hiçbirşeydir ama hiçbir şey bir hayat değildir'' sözü yavaşça
bilinçaltımıza sızıyor.
Biz de '' bir hayat herşeydir'' anlayışına doğru yavaş da olsa kıpırdıyoruz.
Tabii epey tuhaflıklar olacak.
Bu adımı atacak, bu dönüşümü sağlayacak olanlar bile yaptıklarından hoşnut olamadan
yapacaklar bunu büyük ihtimalle.
Ayaklarını sürüdüklerini, zorlandıklarını da göreceğiz.
Ama hayat, ağır bir lokomotif gibi itiyor Türkiye'yi.
Bu ülkeyi yönetenlere olan güvenimden dolayı değil, hayatın değişim gücüne olan inancımdan dolayı
bu yıl için bu kadar ümitliyim.
Çekilebilecek bütün acıların farkında olamam rağmen ümitliyim.
Çünkü bence bu yıl ciddi biçimde makas değiştirip başka bir raya gireceğiz.
Toprağına bakan bir köylü gibi bakıyorum gelen yıla.
hasatı bekleyen bir köylü gibi.
Çok acılar çektik,
ÇOK öldük.çok öldürdük.
Ama yaşayacağımız ve yaşatacağımız bir zaman girmekte olduğumuza güveniyorum.
aksi, tümüyle çöküp dünyadan ve hayattan kopmamız anlamına gelecek çünkü.
Ve, ben bu ülkenin reflekslerine herşeye rağmen inanıyorum.
Yeni yılın bu ilk ve yorgun sabahında size fısıldamak istiyorum.
Türkiye uçmaya hazırlanıyor.
iri bir uğurböceği gibi havalanacağız.
Ben umutluyum.
Toprağımız pek verimli olamasada hayat bereketli bir yağmur gibi yağıyor üstümüze.

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa