04 Şubat, 2008

İZNİK' İN CİN' İ--M. ALİ YILMAZ


Şans bu ya, günün birinde antikacı dükkanlarında dolaşırken es kaza “Alaaddin’in sihirli lambasıyla” karşılaşırsam eğer…

İçinden, “Dile benden ne dilersen” diyerek çıkacak “cin”den bir tek şey istemeyi düşünmüşümdür hep?

Hani “Binbir gece masallarında” olur ya?

Bir dudağı yerde, bir dudağı gökte olan koca bir cin, koskoca bir sarayı sanki kibrit kutusu taşır gibi avucuna alarak içindekilerle birlikte başka bir diyara götürüp bırakır ya?

Ben de Cinime, “Ey Cin…” diyecektim, “Sen şimdi doğru İznik’e uçuyorsun… Ve orada son yüz yılda yapılmış betondan ne kadar bina varsa içindekilerle birlikte avucuna alıp, on kilometre ötede uygun bir yere bırakıyorsun!..”

İznik’te asıl yapılması gereken şey budur işte.

Dünya’dan ciddi miktarda bir fon ya da kaynak bulup, özellikle kale içindeki binaların tamamını kamulaştırmak suretiyle şehri olduğu gibi daha ötede başka bir yere taşımaktan söz ediyorum.

Çok önemli bir tarihi kent olmasına, toprağın altındaki her santimetre karede değeri ölçülemeyecek hazineler bulunmasına rağmen bu kadar sahipsiz, bu kadar çaresiz başka bir yer daha yoktur her halde dünyada!..

Ama bir dakika!..

Burada birilerine haksızlık yapmamak için bir “milat” koymak lazım sanırım:

“İznik Kaymakamı Hüseyin Avcı’dan önce durum aynen, az önce belirttiğimiz gibiydi” desek, daha doğru olacak galiba?

Geçen Cuma gününün güzel havasını kaçırmayalım diye, arkadaşlarla birlikte şöyle azıcık nefes almak için çıktığımız yolda kendimizi İznik Gölü’nün kıyısında bulduk.

Baktık ki, Star Televizyonu’ndan bir ekip gelmiş, Kaymakam Hüseyin Avcı’yla röportaj yapmakta.

Ve derhal biz de iliştik yanlarına.

Avcı’nın şu sözlerine katılmamak elde değil:

“Tüm Türkiye, hatta tüm dünya İznik’in öneminin farkında ama ne yazık ki Bursa değil!..”

İlçede uzun zamandır yürüttükleri çalışmalara karşı özellikle Bursa medyasının yeterince ilgi göstermemesinden yakınıyor Kaymakam Avcı.

İznik’te şimdiye dek “ilk kez gördüğümüz manzara” karşısında, Hüseyin Avcı’nın sitemini alıyor ve kendi adımıza olduğu gibi kabul ediyoruz!..

Bir “hocanın” yaklaşık 25 yıldır eşelene eşelene bir arpa boyu yol gidemediği anfi tiyatro kazısını O’ndan aldırıp, maddi külfetini de sponsor olarak Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’ne yüklemiş olmasını takdir ve teşekkürle karşıladık.

Bu güne dek gün yüzüne hiç çıkmamış “Lefke Kapı’da” başlattığı kazı çalışmalarının daha şimdiden Roma dönemine kadar indiğini, hele hele oradaki bir dakika durmaksızın yürütülen hummalı çalışmayı görünce, “İşte bu!” dedik, kendi kendimize, “Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz”!

İlçenin ilk hükümet konağı olarak inşa edildikten sonra uzun yıllardır tütün deposu olarak kullanılan yıkık binayı aslına uygun bir şekilde restore ettirerek, yeniden Kaymakamlık binası olarak kullanılmasını sağlamış Hüseyin Avcı.

Üstelik arkadaki bahçesine de çinicilerin kullanması için, ahşap malzemeyle inşa edilen 18 adet de dükkan kazandırmış.

Bakanlık’tan çıkardığı ön ödenekle başlanan Ayasofya Kilisesi’nin restorasyon işi tam gaz devam ediyor.

Hele, yeniden ayağa kalkmasına vesile olduğu ve orada da çini üreticileri için 18 dükkanlık bir çarşıyla birlikte kültür ve sanat faaliyetleri için kullanılacak tarihi yeni alanlar yarattığı “Sultan Hamamını” mutlaka gidip görmelisiniz?

Orada beni en çok etkileyen şey, kazılar sırasında ana yolun çok altında ortaya çıkan tarihi Roma yolunu, Hamamın ön bahçesinden aşağıya inilip görülecek şekilde ziyaretçilere açması oldu.

Çevrede çöplük içinden çıkarılıp, çevre düzenlemesi de yapıldıktan sonra ışıklandırılan pek çok tarihi türbe ve mezarı burada hiç saymıyorum.

Tüm bunları, Kaymakam Bey o sıra Star Televizyonu’ndan gelen ekibi yanıtladığı için, kendisinden izin istedikten sonra vardığımız İznik ilçe merkezindeki gezintimiz sırasında gördük.

Ve edindiğimiz her bilgi de, durup çevreye bakarken yanımıza sokulup, bize bilgi vermeye çalışan vatandaşlardan geldi.

İznik halkı son derece memnun Hüseyin Avcı’nın yürüttüğü çalışmalardan ve inanılamayacak kadar da sahiplenmiş durumda ilçedeki yeni yapılanmayı.

Özellikle herkes şunu söylüyor:

“Kaymakam bey sadece tarihi ayağa kaldırmakla kalmadı. Aynı zamanda 3 katlı, 900 öğrenci kapasiteli yeni yüksekokul binamızın, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’yla kurduğu yakın diyalog sonucu, 3 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmasını da sağladı. İlçemize kazandırdığı yeni çevre yolu da bunun cabası.”

Kaymakam Hüseyin Avcı’yla yolumuz, tam biz artık dönüş yoluna geçtiğimizde bir kez daha kesişti.

Mahcup bir edayla “Kalsaydınız, ilgilenemedik sizinle” dedi ama…

Ne önemi var ki?

Alaaddin’in lambasındaki Cin’i aramaya artık lüzum yoktu!

Biz göreceğimizi görmüştük ve İznik’in makus talihini yenmek üzere yola koyulmuş başarılı ve çalışkan bir kamu yöneticisinin orada bulunmasından ötürü son derece mutlu ve keyif içinde Bursa’ya doğru yola koyulduk.


M.ALİ YILMAZ

27/ocak/2008

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa