12 Mart, 2008

EYLEMSEL YETKE- FAİZ CEBİROĞLU


Belirlemeler: I

Yaşamla adım adım ilerlemek için, sürekli yeni fikirler, yeni kavramlar yaratmak gerekiyor. Yeniliğin ve gelişmenin yolunun buradan geçtiği açıktır. Bu bilinçle, pedagojiye dair, yeni bir kavram ileri sürüyorum: Eylemsel yetke! İçinde bulunduğumuz çağa yanıt veren bu yeni kavram, çocuğun, “bireysel”, “sosyal” ve “mesleki” olarak gelişmesinin bir toplamı, bir ifadesi oluyor. Böylesi bir sıçramaya ulaşmanın evrimi vardır. Çocuğun, böylesi bir aşamaya ulaşması için, gelişim evri­minde, önce yeteneklerini tek tek geliştirmesi gerekiyor.

Nedir bu gelişim yetenekleri?

Toplumsal yaşamın değişik yönlerine hitap eden bu yetenekleri, şöyle sıralamak mümkün:-Araştırma yetkesi: Korkmadan sorunların içine girme, sorunları araştırma ve çözme yeteneği.

-Dilsel yetke: Yaşantıları ve gözlemleri ifade edebilme yeteneği.

-Sosyal yetke: Hem sosyal çelişkileri görme, yakalama, hem de başkalarıyla birlikte bir arada olabilme yeteneği.

-Yaratıcılık yetkesi: Bu; hem müzik, resim, spor gibi değişik aktivite ve alanlara dair, kendi hayali ve yeteneğini kullanma; hem de sosyal birlikteliklere ve arkadaşlara karşı birleştirici ve yapıcı olma durumu.

-Kültürel yetke: Farklı kültür ve kültürel değerlere ilişkin kendini bilgilendirme, bilgi sahibi olma.

Bu kesimsel yetkelerin toplamına, “eylemsel yet­ke” adını veriyorum. Nitelik olarak, böylesi bir aşamaya gelen çocuğun, belirli bir “otorite” sahibi olduğunu; bir beceri, bir ustalık duruma geldiğini gösterir. Buna, “arzu edilen yapılanma” da diyebiliriz.

Peki, bu eylemsel yetke adını verdiğim “topyekün kişilik yapılanması” nasıl oluşuyor? Bu bir süreç mi ya da bir sonuç mu? Yukarda da yazmıştım; her ikisidir. Biri olmadan, diğeri olmaz. Evrim- dönüşüm ilişkisi gibi.

Bu temel ve açıklayıcı bilgilere ekleyeceklerim var: eylemsel yetke; bireysel, sosyal ve mesleki olarakta kendine özgü şu noktaları da içeriyor.

Bireysel olarak:

Bir: çocuğun duyguları tanıma ve öğrenme yeteneği.

İki: Duyguları ifade edebilme ve bu duyguları “kelimelendirme” yeteneği.

Üç: Kendi eylemine, yaptığı faaliyete “refleks” gösterebilme durumu.

Sosyal olarak:

Bir: Başkalarıyla ilişki kurabilme yeteneği.

İki: Sosyal ilişkileri karşılıklı olarak “anlama” durumu.

Üç: Başkalarıyla dayanışma ve işbirliği yapabilme yeteneği.

Dört: Empati, duygudaşlık durumu.

Beş: Demokrasiyi anlama yeteneği.

Demokrasi; özgürlük, eşitlik ve kardeşliktir. Özgürlük, kendi karar verme özgürlüğü. Eşitlik, birlikte karar verme. Kardeşlik ise, dayanışmadır.

Eylemsel yetke, mesleki olarak kısaca şu noktaları içeriyor:

Bir: Çocuğun kültürel değerleri tanıması ve öğrenmesi.

İki: Yerel, ulusal ve küresel ilişkiler hakkında bilgi sahibi olma.

Üç: Doğayı tanıma ve doğada dolaşmanın yollarını ve kurallarını öğrenme.

Kısaca, bütünlüklü bir eylemsel yetke geliştirmek; aynı zamanda, yaşamın anlam ve önemini kavramak demektir.

Topyekün bir eylemsel yetkeye sahip olmak; yaşam ustası olmak demektir.
Evet; yaşamın ustaları olmak için, bizleri yeni fikirler, yeni kavramlar bekliyor.
Bunları yaratmak ve keşfetmek için; derinlik tutkunu olmak, gerekiyor.Bunları yaratmak ve keşfetmek için; toprağın köküne inmek gerekiyor.

Amacımız ve görevimiz, her yönüyle gelişmiş, sürekli değişen ve gelişen, hayatla adım adım yürüyen, kompetan çocuklar yetiştirmektir.

Eylemsel Yetke, Alter Yayıncılık, Birinci Baskı: Eylül 2007, Ankara

Etiketler:

1 Yorum:

saat: 4:53 ÖÖ , Blogger yaryayinlari dedi ki...

...“arzu edilen yapılanma” derken özgürlüğe bir ket vurulmuş olmuyor mu? Burda arzu, kural koyucunun arzusu olunca; özgür iradenin ve Emeğin yoksayılması, kölece bir boyuneğmeyle sonuçlanmaz mı? Otoritenin ve hiyararşinin kolektif biçimde kullanılması mümkü değil mi?

Teşekkürler.
Osman Y. Çobanoğlu
yaryayinlari@mynet.com

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa