14 Nisan, 2008

İZNİK ÇİNİSİ SAHİPSİZ KALDI

Bursa Yeşil Türbesinin Özbekistan’dan ithal çini ile yapılmasına tepkiler büyüyor.

İznik Çini ve Seramikleri Araştırma ve Geliştirme Kültür Derneği Başkanı Adil Can Güven “İznik’te kültür içerikli bir sivil toplum örgütü olan “İznik Çini ve Seramikleri Araştırma ve Geliştirme Kültür Derneği” başkanı olarak;
Uzun zamandır seramik ve çini konusunda kafaları karıştıran çini mi, değil mi?
Çini nedir, nasıl yapılır?
Geleneksel olanı yapılabiliyor mu?
Yeşil Türbenin çinileri(*) çininin kriterleri nelerdir?
Restorasyonlar ve yapılış şekilleri, hangi malzemelerle, nasıl ve kimler tarafından, hangi usullerle yapılıyor?
Bu usuller doğrumu?
Kim denetliyor?
Kimler ruhsat veriyor?
Kim kazanıyor, kim kaybediyor?
İhaleler nasıl yapılıyor? Nasıl suiistimal ediliyor?
Restorasyonların anlam ve önemi nedir?
Yeniden yapılanlar, tamiratlar yenileme formatına uyar mı?
Restorasyon konusunda hangi elemanlar nasıl kullanılıyor?
Meslek yüksek okullarında geleneksel bölüm olabilir mi?
Teknolojiden nasıl yararlanılır?
Malzeme kriterleri nelerdir?
Nasıl ve kimler seçiyor?
Analiz raporları, kullanılan malzeme ve formül hakkında ne kadar belirleyicidir?

Birkaç senedir var olma çabasında olan derneğimizi ne yazık ki bu işle ilgili olan kuruluşlar yok saymaktadır, dedi.

Asrımızda sivil toplum örgütlerinin önemi bilinmekte iken; usul ve kaidelere uyulmasının önemini belirten, en azından yukarıda bahsettiğim sorunlara cevap arayan derneğimizi gündemden uzak tutmak kültürümüze sanatımıza ve sanatçılarımıza yapılan en büyük saygısızlıktır.

Kültür bakanlığı tarafından trilyonlar harcanarak yenileme adı altında yeniden yapımlar ve tamiratlar desteklenirken, çini nasıl olur kararını bu işle alakası olmayan bilgi yoksulu kişiler verirken İznik’te bir araştırma enstitüsünün kurulması herhalde gereksiz kalır.

Aynı anlayış “yeşil türbe” beylikler devri seramikleri içinde geçerlidir.
Bakanlık harcanan o trilyonların bir kısmını araştırma enstitüsü için veya araştırma merkezi için harcasa idi bizler şimdi çininin ve seramiklerini kriterlerini koymuş ve Özbekistan’a muhtaç olmamış olurduk.
Yakında çinilerimizi Çinlilerin sergilerinde görürsek şaşırmayalım.
Restorasyon işleri uzmanlık isteyen pahalı ve geleneksel uygulamalardır. Bilgi, hüner ve para gerektiren meselelerdir. İhalelerde en ucuz teklifi verenin kazanması bu sanat eserini bir daha geri döndüremeyeceğimiz şekilde yok etmektir. Nitekim bu işin profesörleri sayılan kişilerin bile, yeşil türbeye kalebodur döşediği bir gerçektir.

O halde bilim insanı ile ustası, sanatçısı ve zanaatkârı ile bu işler ekip işidir. Bu yapılmalıdır. İznik buna müsaittir.

Yeşil türbe tuğla numuneleri teste tabi tutulurken, neden Ayasofya’nın veya 1.murat hamamının sözde yenilemelerinde tuğla testi yapılmamıştır. Bunlar ciddi ve mesuliyetli işleridir. Bu soruları ve sorunları çoğaltabiliriz. Hepsi birer tartışma konusudur. Bu konularda bizi aydınlatacak ve bilgi verecek kim varsa bir oturumda dinlemek ve tartışmak isteriz.
Diğer kültür menşeli derneklerinde bu konulara en az bizler kadar duyarlı olduğunu düşünüyoruz.” dedi.


İznik’te yıllardır çinicilik yapan çini ustası Remzi Güntekin ise “ Bursa Valiliği Özbekistan’a çini yapılmasını durdurmalıdır, çünkü yapılacak olan işin ihalesi ne duyurulmuştur nede Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) 1,3 milyon YTL’ ye yenilenmesini üstlendiği Yeşil Türbe'de, yapılacak olan çinilerin müteahhit firma istediği yere yaptırmaya kalkıp usulsüz ihale yapıp İznik’in adını karalama kampanyası gibi haberler ile karşı karşıyız.
İznik Çinileri sahipsizdir ve buna bir an önce dur denmelidir. İznik’te dünyanın en kaliteli çinileri üretilmektedir’’ dedi.
Çandar Sanat atölyesi yetkilileri ise “ ihale için bize faks çekilip haber verildi. Toplam İznik ve diğer yerlerden 12 civarında firma katıldı, ilk eleme sonucunda geriye 5 firma kaldı. Çinilerin laboratuar testine tabi tutulacağı ve sonuçlarının açıklanacağı söylenmişti ancak daha sonra açıklama olmadan İstanbul’daki bir firmanın kazandığı söylendi. Daha sonra o firmanın da yapamayacağını öğrendik. Bizden alınan numunenin laboratuar sonuçlarını dilekçe ile istemekte cevap verilmediği gibi numunelerimizde bize iade edilmedi. İhalenin nasıl yapıldığı belli değildir. Bize cevap verilmeden nasıl olurda Özbekistan’da yaptırma kararı alınır.” dedi

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa