09 Eylül, 2008

BU BİR RÜYA OLSA

Sayfalarca kızgınlıklarımı yazdım.

Ama kimseye okutmadım, benim romanım oldu,

hayatımı kabusa çeviren.

Değerlerin, değerini yitirdiği,

bencilliklerin, bıçak gibi keskinleşen ucundan batan duygusuz sözlerin havalarda balon gibi uçuştuğu, kimseye güvenin olmadığı, öyle bir ortam yarattık ki.



Yaz akşamlarında deniz kenarında dalgaların sesinin eşliğinde, gökyüzünde kuyruklu yıldızı seyrederdik hayaller arasında.

Artık yok oldu yıldızlar, yerini kocaman kuyruklu yalanlara bıraktı dünya.



Söylenen sözlerin arkasında durmamayı öğrendik,

acımasız olduk, duygusuz olduk, sevgisiz kaldık..

Ne oldu da böyle ,dünya kirlendi.
Yuvarlak dünyayı, topaç gibi dönen insanlar işgal etti.
Sahte gülüşler, sahte günaydınlar,sahte özlemeler.

Tanrım bu bir rüya olsa, uyansam uykudan. Gerçekleri tekrar yazsam uzun uzun.
Okunsa yazdıklarım ve bir çimdik atmış olsam dünyaya, o da uyansa.

Uzun lafın kısası; ''baba oğluna bağ bağışlamış, oğul bir salkım üzüm vermemiş'' gibi bir dünyada yaşamak rüya olsa.

Büyük tepsideki üzümleri hep beraber yesek. Ekşi de olsa tatlı da olsa üzüm paylaşsak.

Bütün tatlarıyla hep birlikte, sevgiyle, saygıyla.

Kalın hepiniz sağlıcakla.....

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa