12 Kasım, 2008

ÇATISIZ YÜREKLER

Hiç kimse iddia edemez ki,"bütün yurtlarımız, çocuk esirgeme kurumlarımız, huzurevlerimiz ya da bakım evlerimiz çok iyi yönetiliyor, orada kalan yardıma muhtaç vatandaşlarımız çok iyi bakılıyor" diye,

Vakti zamanında Sn. Uğur Dündar ve Sn. M.Ali Önder gibi araştırmacı gazeteciler, bunları pek çok kez ekranlara taşıdılar ve gözümüzün içine soktular.Kimse ayağa kalkıp kazan kaldırmadı( Malatya çocuk yuvası hariç).
Hiç birimiz, nice yaşlı ve hastalarımızın kaldıkları bakımevlerinde pisliğin, bakımsızlığın ve yapılan zulmün ne boyutlarda olduğunu inkar edemez.

Durumun bu kadar vahim olduğunu söylerken, bazı çok özel yönetilen, paranızla beş yıldızlı apart otellerde kalır gibi yaşanılan huzurevlerinin varlığından söz edemeden de geçemeyiz.Sözlerimiz bunlara farklı şekilde olabilir ancak.
Malınızı, maaşınızı buralara bağışlayacaksınız, ayrıca da her aybelirli kira ödeyeceksiniz ve bu dairelerde kalma hakkını elde edecksiniz.Bu çok uç ve lüks bir örnek.Devlet burada ne iş yapar diye sormak gerekli.

York Düşesi Sarah Ferguson,Ülkemize gelerek bazı zihinsel engelli çocuk yuvası ve rehabilitasyon merkezlerinde gizli kamerayla çekimler yapınca, herkes ayağa kalktı.

Suç olan neydi? Gizli kamerayla çekim yapılmasının etik olup olmadığı mı, yoksa perişan halde bakımsız ve rehabilite dahi yapılamayan çocuklarımızın tüm dünyada görülmesi skandalına adımızın karışması mıydı?

Bu gibi durumlarda gizli kamera kullanmak ne kadar yasaldır veya etiktir? Buna hukukçular cevap verecektir mutlaka.

Sormak istediğim sadece York Düşesini niçin bu kadar ilgilendiriyor olması.
1-Acıdığı bu çocuklar için kolları sıvayıp birşeyler yapmayı düşünüyor mu?
2- Yoksa Türkiye aleyhine yapacağı propagandanın bir parçası olarak elinde koz olarak mı taşıyacak?
Türkiye'nin AB'ye girmesine istemeyenler grubunda kendisi.

Gelelim bizim kazan kaldırıcılarımıza;
gerçeği dünyaya göstermek isteyen Düşese "etik değilsiniz" diye yaygara yapacağınızaülkenizde olanlardan utanın.

Bu yuvaların ve rehabilitasyon merkezlerinin olması gereken şartlarda yapılandırsak, daha iyi olmaz mı?
Yapılandırsak yada yapılandırıyoruz lafı bile abes. Çünkü olması gerekirdi.İyileştirmeler yerine dövülmeler, yaşamak yerine ölümlerin olduğu yuvalar haline gelen bu gibi yerleri iyileştirmek için çok geç kalınmış değil mi?

Yoğurdunuz ekşi sayın yöneticiler. Bu ekşiliği ne tuzlayarak giderebilirsiniz, ne de hasır altına süpürerek gizleyemezsiniz.

Her taze olayın üzerinde konuşulan, vaad edilen sözleri, yapılanları hiç kimse unutmuyor.
Çocuklarımızın ve yaşlılarımızın bakıldığı bu evlerin, ilk baştan beri temiz, sağlıklı olması gerekmiyormuydu?Bakıcıların eğitimli, yöneticilerin dikkatli olması gerekmiyormuydu?


Devlet ne için var?
Buralara ayrılan bütçeler nereye harcanıyor?
Yapılan bağışlar nerede?

Şimdi birileri çıkıp buraların görüntülerini çekince, aslan kesilip bağırmaya gerek yok.
Utanmasını bilip, bu yürekleri, sağlıklı, eğitimli, doktorlu, pedagoglu, fizik tedavi uzmanlı birer çatı altına almanın zamanı geldi de geçiyor.



Yasemin Gürtürk

12/kASIM/2008

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa