22 Ocak, 2009

KİTAP OKUMAK ÜZERİNE, MİMLENDİM


Sevgili blog arkadaşlarım Yasemin hanım, (http://yagmurumunelleri.blogcu.com/), hercai58 (http://hercai58.blogcu.com/) ve Mine hanım( http://mineakbas.blogcu.com/
)beni mimlemişler.

Bu kez mimleme konusu okunan kitapla ilgili. Böyle olunca da çok hoşuma gitti.

Sorular şu:
1- En beğendiğiniz ve etkilendiğiniz kitap hangisidir.
2- Yanınızda olan kitabın kitabın 161. sayfasını açın ve beşinci cümlesini yazın.


Cevaplamadan evvel bu konuda birşeyler yazmak istedim.

Ülkemizde yapılan istatisliklere göre, okuma oranı çok az. Bunu söylerken okula gidenler değil,
kitap okumayanlar ele alınmıştır.
Yaptığım küçük bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.


Neden kitap okumuyoruz:
1- kitap fiatları çok pahalı.
2- Vaktimiz yok.
3-Okumayı sevmiyoruz.


Sayısal verileri ise;
Dergi okuma oranı % 4

Kitap okuma oranı % 4,5
Gazete okuma oranı % 22
Radyo dinleme oranı %25
Televizyon izleme oranı %94

Türkiye' de 5 kişiye bir kitap düşüyor.
Almanya'da kişi başına 1.3 kitap düşüyor.


Türkiye'de 68 bin 500 kişiye 1 halk kütüphanesi düşüyor.
Almanya'da ise,7500 kişiye 1 halk kütüphanesi.


Halk kütüphanelerine üye sayısı, Türkiye nüfusunun % 1'i,
Almanya nüfusunun ise %10'udur.


Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları iken,
Türkiye'de bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.


AB ülkeleri arasında yada gelişmekte olan ülkeler arasında yapılan kıyaslamaları da yazmak isterim ama, çok uzun sürebilir ve sizi rakamlarla boğmak istemem.

Nasıl olsa bu yazıyı da sonuna kadar okuyor olmayacaksınız.

"Issız bir adaya düşerseniz yanınıza ne alırdınız?" diye soru sorulurdu eskiden anketlerde.
Ve bizler matbaada basılmış klişe cümlelerle cevap verirdik.
İlk sırayıda kitap alırdı.


Bu sonuçları okuduğumda aklıma "demek ki hiç birimiz ıssız adaya düşmemişiz"
geldi. Eğer düşmüş olsaydık oran % 4.5 olmazdı.


Öğrenim gördüğüm yıllarda okul tatile girerken edebiyat öğretmenimiz ödev verirdi.
"Tatilde en az bir tane kitap okuyacaksınız ve bunun özetini çıkartacaksınız"
O zaman belki çok zahmetli gelen bu ödevin, yararı ne kadar çokmuş, hocalarımızın kıymetini bilememişiz.


Hem bizi sosyal bir insan yapmakta, hem bilgimizi, hem kelime haznemizi arttırmakta, hem de düşünme ve muhakeme yapma kabiliyetimizi artırmakta gibi bir çok sosyal ve psikolojik anlamda faydası varmış ta farkında değilmişiz.
Noktalama işaretlerinin nerede kullanılacağından tutun, bir yığın yazım kurallarını bu sayede daha iyi öğrendiğimizin farkında oldum.
Okuma da ise sesimizi nasıl kullanacağımı ve kelimelere basmayı, ton yapmayı öğrendim.

Bu arada,
Epiktetos'un bir lafı aklıma geldi."Bir insana bildiğini zannettiği birşeyi öğretemezsiniz".

İşte bu nedenle biz kitap okumayız, herşeyi bildiğini zanneden insanlardan oluşan bir toplumun
tabi ki kitap okumaya da ihtiyacı yoktur, diye de düşünenler olabilir.


En az bir kitap dahi okumayan, kitabın sayfalarının bir başından, bir ortasından, bir sonundan
birkaç kelime yazarak özet çıkarttığını sanan arkadaşlarında kulakları çınlasın.


Konu aslında çok uzun, yazacak o kadar çok şey var ki.
Ama hani "konu, konuyu açar" lafı gibi ilk konudan nereler geldik .


Şimdi arkadaşımızın mim' lediği konuya dönersek;
1- En beğendiğiniz ve etkilendiğiniz kitap hangisidir?

Stephen King''in Yeşil Yol.


Kitabı okurken kahramanlarla aramda sanki bir telapati oluştu.
Ve sonraki hayatımda başımızdan geçen üzücü bir olayda bu telapatiyi kullandım, inandım
yeğenim şuan hayatta.


2- Yanınızda olan kitabın kitabın 161. sayfasını açın ve beşinci cümlesini yazın.

Elimin altında şuan ikinci kez okuduğum, Erdal Öz' ün "Gülünün Solduğu Akşam" var.
161. sayfa, beşinci cümlesi şöyle;


Orta yaşlı bir adam geldi çıktı geldi yanımıza,"iyi yapmadınız" dedi.


Ne kadar uyuştu konuyla aslında. Evet iyi yapmadık, okumamakla iyi yapmadık.
Özür diliyorum orta yaşlı adam.


Ben de arkadaşlarımdan,
Mehmet bey'i,( http://dragimoya.blogspot.com)
Mehpare hanım'ı (http://sairane74.blogspot.com)
mimliyorum.


Gönül isterki bütün arkadaşlarımı mimleyeyim.
Bu bir başlangıç olsun ve zincir devam etsin.

Okumayan arkadaşlara da bir başlangıç olsun.


Bir insanın elinden alınacağı en son şeyi umutlarıdır.
Umutlarımızın tükenmemesi dileklerimle, hoş kalın,
okuyan toplumun birer ferdi olarak kalın.

Yasemin Gürtürk
22/Ocak/2009

Etiketler:

1 Yorum:

saat: 9:25 ÖS , Blogger irfan güccük dedi ki...

Bazı lezzetler tatmadan bilinmez.Kitap bir dünyadır.O aleme girip çıkmak anlatılmaz ve her anı sende onunla beraber yaşarsın.Hayal dünyanda herşeyi kendin resmedersin.

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa