13 Nisan, 2009

KARDELENLER FIRTINAYA YAKALANDI.

Bugün size baharın gelmesiyle beraber içimde açan sevinçleri yazarak paylaşmak istiyordum.
Güneşin açışıyla börtü böcekler de sıcağa çıkarya hani, ağaçlar yeni meyvalarını vermek üzere
çiçek açarlarya hani. İşte ben de sıkıntılı günlerimi arkamda bırakarak, baharla beraber içimde
uyuyan güzel duygularımı açığa çıkartarak sizlerle paylaşmak istiyordum.
Ama güne başlamamla beraber, keneler yapıştı beynime. Kemiriyorlar beynimi, tansiyonum fırladı, kalp atışlarım damarlarımı delecek kadar hızlı atıyor.



Ülkemizde ne vicdan, ne hukuk, ne saygı hiç birşey kalmadı.Korku aldı başını gidiyor.
Çünkü iktidar, korkutarak birşeyler yapmanın peşinde.Aynı baykuşlar gibi.Zira baykuşlar karanlıkta hareket ederlermiş.
Bu nasıl bir kindir.Kendisiyle aynı düşünceyi taşımayan insanları, kuşkuları doğrultusunda yavaş
yavaş gözaltına alıyor.
Adına ergenekon denen örgüte ilişkilendirerek, kimlerle aynı kefeye konuluyor.
Ergenekon dalgası 12.nci kez eserek fırtınaya dönüştü. Bu sayede de üniversiteler, dernekler, akademisyenler hedef alındı.



Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanvekili ve eski Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran, Başkent Üniversitesi kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve İnönü Üniversitesi eski Rektörü Fatih Hilmioğlu, Prof. Türkan Saylan, Prof. Erol Manisalı.

İktidarın, Cumhuriyet yürüyüşlerinden, türban konusuna karşı gelen üniversitelerden rahatsızlığı sonucu bugün yapılanlar, Cumhuriyetimize vurulan bir darbedir.


Fikirler tartışılabilir,ancak bugün yapılan gözaltılar bir fikir tartışmasından çok fiilen bir tartışma haline gelmiştir.
Aynı görüşü benimseyen, çoğunluğu elinde tutan iktidarın "bizden değiller" diyerek ötekileştirme grubuna dair yapılan fiili tartışmadır.



Ne acıdır ki hukuk siyasallaşmıştır.


Yıllarca öğrenciler yetiştirmiş, Atatürk ilkelerinden ayrılmamış, profesör olmuş bu insanlara tıpkı terörist muamelesi yapmak ne acı.
Utanıyorum, böyle düşünen insanlarla aynı havayı teneffüs etmekten iğreniyorum.



Sayın Prof. Türkan Saylan önderliğinde 36.000 öğrenci bursa almakta ve kardelenler yetişmekte.
Kanser hastalığı ile uğraşan birinin evinden Türk sanat müziği cd.lerine el konacak kadar, bursiyerlerin listelerinin kopyalanmadan ele geçirilmesi kadar acı ne vardır?



Ya üniversite eski rektörleri onların suçu laik bir ülkede Atatürk ilkeleri doğrultusunda görev yapmak mı olmalı?
Türbanı üniversitelerine sokmayacaklarını açık açık söyleyen ve uygulayan bu prof.lar şimdi ergenekoncularla aynı kefeye konarak, darbeci kisvesi altında suçlanıyor.


Bunun sebebi sosyal açıdan değiştirilmek istenen bir toplum yaratılmak istenmesidir.

Korkutma işte budur.Mahalle kavgalarını yasal prosedüre uygulayarak, karşı tarafı ezik hale getirme hırsı,.Kindir bunun adı.

Bahar gelirken, hafif esen rüzgar dalgaları, fırtınalar estirdi bugün yüreğimde. Oysa bahar o kadar güzel ki. Çiçeğiyle, böceğiyle baharı yaşamak varken, bilmem kaçıncı dalgalarda daha ne kadar acıyacak bakalım yüreğimiz.

Yasemin Gürtürk
13/Nisan/2009

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa