09 Mayıs, 2009

Anneme Mektup 2 - Anneler Günün Kutlu olsun. . .

Bu kaçıncı sensiz geçen anneler günü. Saymıyorum artık.
"Neden" diye sorduğunu biliyorum.Yaşarkende hep böyle olurdu, birşey sorduğumuzda,söylediğimizde. Hep "neden" derdin.Ve konuşurduk uzun uzun nedenleri.
Bize akıl verirdin, fikir verirdin. O mürekkep yalamamış halinle.


Okumayı abinin kitaplarından öğrenip, gizli gizli köy öğretmeninin sana verdiği defter ve kalemle, akşamları lamba ışığının altında gizliden yaptığın derslerle öğrendiklerinle.

Bizi okutmayı onun için çok isterdin.Belki tahsilimizin sonunu getiremedik okumak adına,
ama inan hala senin kadar olmasa da okumaya çalışıyorum anne.
Yaşadığın süre içersinde senin yanında örf-adeti öğrendim.
Senin yanında kahvehane kahvehane dolaşarak, köy kent demeden dolaşarak siyaseti öğrendim, senin sayende az şeylerden mutlu olmayı, kanaat getirmeyi öğrendim.
Senin sayende komşuluğun,dostluğun önemini öğrendim. yalan söylememeyi,
kendime güvenmeyi senin sayende öğrendim.
O kadar çok şey var ki senden öğrendiğim kısaca hayatı öğrendim senin sayende.


Miras bazı insanlar için meta'dır. Oysa sen bize miras olarak yürek bıraktın anne.
Hiç bir zaman materyalist olmayı bilmedik.
Velhasılı sen o kadar çok şey bize öğrettin ve bıraktın ki, biz sana bunun armağınını yaşadığın zaman verebildik mi bilmiyorum


Bugün anneler günü.Sana verebileceğimiz en büyük hediyeyi bugün bitirdik.
Babamdan habersiz boynundaki altınları satarak aldığın ilk kavak ağaçları ile başlayan
ve hevesle yaptığınız evinizin 52 yıl sonra aslına uygun olarak restore ettirdik.
Babam sağolsun, senin yanına gelmeden evvel maddi olarak destek verdi bize.
Her akşam mesai bitipte yastığa başımı koyunca gün içinde ne
yaptıysak sana anlattım anne.
Belki anlatmamalıydım, anneler gününde sana sürpriz yapmamız gerekiyordu.
Ama senin deyiminle "burnunda kaç kıl varsa hepsini söylüyorsun" derdin bana.
Ben yine dayanamadım her akşam kare kare anlattım sana anne.


Ve bugün anne, anneler günü. Sensiz geçen bir anneler günü daha.
Babamla ilmek ilmek dokuyarak yaptığınız evin restorasyonu bitti.
Sana babamın ve evlatların olarak bizim hediyemiz anne.
Lütfen kabul buyur.


Keşke aramızda olsaydın, bu yenilikleri sende görseydin ne kadar güzel
olurdu. Ama biliyorum ki sen bir yerlerden bizi seyrediyorsun.
O pembe beyaz yüzünde gülücükler açıyor.


Canım annem, senden aldığım siyasi yönümden dolayı da bir eleştiri yapmak istiyorum.
Ne yapayım gene çenem durmadı işte.
İznik' te tarihi eski evler bakımsızlıktan, değer vermemekten ve yerel yönetimin
alakasızlığından bir bir yok olmakta.Ya bir kimsesizliğe terkediliyor, ya da yıkılıyor.
İçim acıyor onları görünce, oysa ne hatıralar vardır o evlerin her bir tuğlasında.



Bizim evimiz belki cumbalı değil, belki sahanlığı da yok
.O evlere göre belki biraz daha genç.ama yine de 52 yıllık bir ev olarak, biz onu restore ettirdik.
Senin bıraktığın değerleri ayakta tutabilmek, gönül değerlerini unutmamak için yaptık.
Sen hala o evdesin, her odada, her eşyada senin izin var, bizler yaşadıkça sen hep burada olacaksın.
Seni çok seviyor ve çok özlüyorum anne.
Anneler günün kutlu olsun, ellerinden öpüyorum anneciğim....


Kızın Yasemin

1 Yorum:

saat: 11:51 ÖÖ , Anonymous asaygur dedi ki...

Ne duygu yüklü yazı bu arkadaşım. hani hep deriz ya hayırlı evlat.sen onlardansın.Yazılarını okuduğumda hep düşüncelirinle örtüştüğümü görüyorum. nedense kendimden birşeyler buluyorum. En yalın en güzel biçimde ifade edişinden olsa gerek.Anneler günün kutlu olsun arkadaşım.

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa