03 Haziran, 2009

Biraz da Gülelim mi?

Alkışlar Çılgın Türklere :)‏

Kaza mahallinde elinde cep telefonuyla koşturup "112′ nin numarası neydiiiii?" diye bağıran sarışına,

Birbirlerine ana avrat küfür eden iki kişinin arasına girip ikisine de birer tokat atan ve "Analar kutsaldır, analara küfür etmeyin, “o.çocukları!"” diyen Karadenizli ağır abiye,

Annesine kızıp, buharlı ütünün içine işemeyi akıl eden! Annesini buram buram çiş kokularıyla iş yerine yollayan! Annesi; ancak arkadaşları ”acayip kokuyorsun” dediğinde işi çözen anneye ve çocuğuna,

Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım saat gelmesini bekleyen. Beklerken de canı sıkılmasın diye televizyon seyreden kişiye,

Ailecek televizyon izlerken üst komşu küçük oğlunu göndermiş. Çocuk, anneme ”X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsınlar da, biz de dinleyelim”. Biz de kırmadık, açtık. Ailecek çok iyi niyetli olduğumuzdan, televizyonları bozuk sandık. Yüksek sesten dolayı bize laf soktuklarını anlamamız çocuğun ikinci gelişinden sonra oldu. Bu olayı yaşayan aileye,

Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz AİDSİN açılımını yapıyor: (A)llaha (İ)syan eden (D)eyyusların (S)onu… Diyen hocaya, birer alkış istiyorum:))


Ayrıca aşağıdakiler de birer tebrik hak ediyor:

Acı Kaybımız:
3 ay önce ailemize katılan, "Necmi" ismini verdiğimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük. Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip, Necmi’yi aldığımız dükkânın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ”Abi onlar kış uykusuna yatar” cevabını almış bulunmaktayız. Hepimizin başı sağ olsun. Bu vicdan
azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.

Annemin Maceraları:
Shrek’in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el eletutuşmuş Shrek ve Fiona’yi gören annem, ‘Bunlar Süleyman ve Nazmiye Demirel çifti mi?’ diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.

Alfabe:
Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: ‘örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf falan öretmicen mi?’ deme cesaretini gösterdiği için,

Annem:
"Bu taraf bitti" diye CD’yi arkasına çeviren ve sonra da "CD çalar çalışmıyor!" diye feryat eden anneme alkış az geliyor!

Modem:
Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneannem "Bu ne?" diye sordu. Ben de kolay anlasın diye "Hani benim bilgisayarım var ya, onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu" diye uzun uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni ve "Yani modem bu" dedi ve konu kapandı…

Yaz Okulu:
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkarılır.

Beyin Göçü:
Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. ”Şekerim dördüncü kez girdim ÖSS’ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika’ya o olacak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!” Sen git, masrafları ben karşılıyorum.

Alman Yazar:
Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp "Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır" diyen hocaya, "Niye, kâğıt bulamamış mı?" cevabını veren arkadaşa gönderelim.

Kaynak: alıntı

2 Yorum:

saat: 8:38 ÖÖ , Blogger bast dedi ki...

İlahi arkadaşım...Buharlı ütüye, modeme ve goethe ye çok güldüm....
Sabah sabah çok iyi geldi, sende hep gül e mi? SEVGİLER

 
saat: 7:48 ÖS , Blogger laguer90 dedi ki...

Merhaba,
daha öncede okumuştum ama tekrar okumak akşam keyfi oldu bana;)
sevgiler...

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa