04 Haziran, 2009

NUR TOPU GİBİ BİR DOĞUM GÜNÜM DAHA OLDU. . .



Havaların biraz soğuk biraz ılık olduğu, sobaların biraz yanıp biraz yanmadığı bir mevsim vardır ya işte o zaman dünyaya gelmişim ben.

Anneme sorduğum zaman hep bu cevabı alırdım. Peki, canım annem, ilkbahar mı sonbahar mı bu mevsim?
“ne bileyim” derdi hep.” Karnım burnumda, sabahtan koca konağın tahtalarını tellemiştim. Tam işim bitti derken babaannen, elinde bir çivi tahta aralarındaki tozları temizliyordu. O sinirle bahçeye konan kazanda çamaşır yıkarken başladı sancılarım. Bunu biliyorum sadece.”

Sıkıntılı bir ortammış demek ki, üçüncü çocuğunun doğumunu zevkle hatırlamadığı.

Babam hep vaktinde aldım derdi nüfus cüzdanlarımızı. Benim ilk nüfus cüzdanımda 12/Ocak/1959 yazıyordu. Daha sonra benim gerçek doğum tarihim aile kurultayının uzun uğraşları ve hafıza oyunları sonunda 24/Mart/1958 olarak teyit edildi.

Elde iki gün vardı doğum tarihimle ilgili. Biri gerçek doğduğum, o sobaların biraz yanıp yanmadığı mart ayı, diğeri babamın “ben zamanında aldım” diyerek yazdırdığı ve nüfus idaresince de onaylanan 12 Ocak 1959 tarihi.

Aradan geçen zaman da okul dönemim gelip çattı. Bütün yaşıtlarım okula başlarken ben okula gidemiyordum. Çünkü o yıllarda okula kayıt için ay hesaplaması yapılırdı

Bu kez de mahkeme kararı gerekiyordu. İki şahit bularak hakim karşısında şahitlerin yeminleri doğrultusunda benim doğum tarihim 12/Ocak/1958 olarak değiştirildi.

Elde var üç doğum tarihi;
Gerçek doğduğum gün;24/Mart/1958
İlk yazılan tarih; 12/Ocak/1959
İkinci yazılan; 12/Ocak71958

Aradan yine yıllar geçti ve evlendim. Bu nedenle nüfus kütüğüm de eşimin memleketi olan Çemişgezek’e gidince oradaki sevgili nüfus memurunun küçük bir kalem oyunuyla tarihim bu kez de 0/ağustos71958 olarak birden değişiverdi.

Oldu mu elde dördüncü bir tarih daha.

Birde üstelik “0”. Bu hiç hazmedilecek bir şey değildi. Bir rakamdı belki ama bilinmeyen. Karşılığı olmayan bir “0” rakamıyla uzun zaman yaşadım. Nasılsa bana fazla lazım değildi.

Elimde bir sürü tarih vardı, canım ne zaman hediye almak istese “bugün benim doğum günüm “diyebileceğim. Fakat memleket, e-devlet sistemine geçip te her nereye giderseniz gidin bilgisayarlara bakıldığı zaman benim doğum tarihimi vermiyordu. Çünkü “0”gününde doğmuş gözüküyordum.

Biraz üşengeçliğimden, biraz da İstanbul’un kalabalık olmasından dolayı işlemlerin hemen bitirilmemesinden dolayı gidip nüfus cüzdanımı değiştirmemiştim.

Ta ki babamın evinin restorasyonu sırasında İznik’ te bulamadığım malzemeleri İstanbul’dan kargoyla getirttiğim sırada (bu da ayrı bir sıkıntı) kargo şirketiyle ev arasında kayboluşuna kadar.

Artık elzem olmuştu nüfus müdürlüğüne gitmem. Yanlış tarihle yaşayabilmiştim ama cüzdansız yaşadığımı kabul ettiremezdim kimseye. Bu yüzden dün, günümü fatih nüfus müdürlüğünde geçirdim.

Olay buradan sonra daha farklı bir durum almaya başladı.

İlkönce oturduğum mahalle muhtarlığından ikametgah senedi almam söylendi.

Seçim öncesi bazı mahallelerin birleştirilmesi nedeniyle, yeni muhtarımızın park içindeki minik villasını aramakla başladı hikayem. Normalde muhtardan aldığımız her senedin ya da kaydın bir ücreti olduğunu bildiğim halde (sağ olsun bu arada torpilli sayılırım, eşim sayesinde) ücret ödemeden ikametgah senedini aldım. (Bu da ayrı bir konu,maaş alan muhtarlar neye dayanarak bu ücreti alırlar onda anlamış değilim)

İstikamet fatih nüfus müdürlüğü tekrar. Uzun kuyruğun sonuna geçerek beklemeye başladım. Neyse uzun bir aradan sonra sıram geldi.

Önce memur benden 3 TL istedi. Cüzdan parasıymış bu. Tamam, bu kadarla atlatacaktım (itin kuyruğu bu kadar değilmiş meğer).

Bir resim karşılığında yeni nüfus kağıdımı almak üzere şefin yanına gidince anladım. Ceza ödemem gerekiyormuş kaybetmiş olmamdan dolayı. Burda torpil yok, çünkü önce mal müdürlüğüne bu parayı yatırıyor, makbuzunuzu alıyor sonra şefe veriyor ve en sonunda nüfus cüzdanına sahip oluyorsunuz.

Üst katta bulunan mal müdürlüğünün veznesine gelince camekandaki yazı dikkatimi çekti.

Şöyle yazıyordu:

“Nüfus müdürlüğünden gelen kişiler, bu cezayı ödemek zorundadır. Bu konu hakkında vatandaşın bir şey sormaması, memurlarımızın vaktini almaması, itirazı varsa bunu nüfus müdürlüğüne iletmesi rica edilir”.

Yani sus vatandaş, koyunsun sen ne denirse onu yap ve git diyordu kısaca.

Senin bir şey sormana fırsat bırakmadan, 46 lira 50 kuruşu ödeyerek makbuzumu aldım.

Tabii bu rakam peşin ödendiği için. Eğer daha sonra ödemeyi tercih ederseniz cezanın cezası ile 62 TL ödemek zorunda kalıyormuşsunuz.

Makbuzla birlikte şefin yanına geldim. Bu mevzudan bahsettim. İtiraz hakkımın olup olmadığını merak etmiştim. Paralı bir devlet olmamalıydık. Ben bu ülkenin vatandaşı olarak, hakkım olan kimliğimi para karşılığında almamalıydım.

İtiraz hakkım varmış tabii. İlgili mahkemeye dava açabiliyormuşum. Fakat! Bu güne kadar açılan davalar hep reddedilmiş. Ne enteresan değil mi?

Her kurum kendini korumaya almıştı. Kimse vatandaşın hakkını korumak adına bir şey yapmıyordu.

Yapılabilecek tek şeyin mahkeme yolu olmasına rağmen, kanunlar bile kurumlar tarafında yer alıyor.

Susan bir milletin evladı olarak daha fazla bir şey yapabilecek bir şeyim ve zamanım olmadığını anlayarak yeni nüfus cüzdanımı şefin elinden törensiz bir halde aldım. Çünkü törene daha iki ay vardı…

Zira yeni nüfus cüzdanımda yazan, yeni bir doğum tarihim vardı!..

1/Ağustos/1958

Beşinci bir tarihe sahip olmanın sevinciyle evime yorgun ama düşünceli bir halde vardım.

Hediye almak isteyenlere duyurulur, ne zaman isterseniz bana doğum günü hediyesi alabilirsiniz. Nasılsa bende tarih bitmez.:))))

Yasemin Gürtürk
4/Haziran/2009



3 Yorum:

saat: 8:37 ÖS , Anonymous http.//belguzaranne.blogspot.com dedi ki...

merhaba hayırlı akşamlar sevgıler

 
saat: 11:52 ÖS , Blogger bast dedi ki...

Nasılda birbirimize benziyor bazı yönlerimiz.Bende Fatihliyim ve iki doğum tarihim var :) biri karakış, biri kavurucu yaz...ipek böcekleri konusuda çok benzeşiyor, birgün sayfamda onuda yazacağım..
SEVGİLER.

 
saat: 1:09 ÖS , Blogger esengül dedi ki...

çok hoş :)
ocak ve mart ayları çok bereketli sizin için anladığım kadarıyla hediye ayları :)
hangi ay hangi gün olursa olsun,sağlıklı olmak en güzeli,
paylaşım için tşkler yasemin hanım :)

cbox u yeniden kurdum,bi kazaya kurban gitmişti de kendileri :P

sevgiyle kalın :)

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa